>

Diktatörden U dönüşü: “OHAL’i keselim diye bir şey yok; El Bab’ta daha derinliğine gitmemek lazım”

Posted By on 27 Ocak 2017

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Anayasa referandumuna OHAL ile gidileceği mesajını verdi. Erdoğan, “OHAL’i keselim diye bir şey yok, netice alana kadar devam; seçim için daha rahat bir zemin hazırlayabilir” dedi. Erdoğan, daha önce “Bitti bitiyor” dediği Bab için de “Daha derinliğine gitmemek lazım” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika gezisi dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, “FETÖ ile mücadele” için “Bizim güzel sözümüz var: Su uyur düşman uyumaz! Bunlar bu milletin, bu vatanın düşmanları. Tüm tedbirlerimizi alıyoruz. Şu anda yargının, güvenlik güçlerimizin yaptığı nedir? Bu anlamda gerekli adımları atmaktır. Burada şu kadar kişi alınsın sonra duralım, asla böyle bir şey söz konusu değil” dedi.

‘OHAL İLE SEÇİM OLMAZ DİYE BİR ŞEY YOK’

Erdoğan, Anayasa referandumuna Olağanüstü Hal (OHAL) ile gidilmesine ilişkin “OHAL ile ilgili olarak da, ‘şurada keselim’ diye bir şey de yok. Biz burada netice alana kadar yola devam edeceğiz. OHAL ile gidilmesi çok daha rahat bir zemin de hazırlayabilir. Hükümetin de bu inançta olduğu kanaatindeyim. Çünkü OHAL ile seçim olmaz diye bir şey yok. Hatırlayın biz iktidara gelmeden önce de Türkiye’de OHAL vardı; seçim de OHAL ortamında yapılmıştı. OHAL’i o dönemde biz iktidara geldikten sonra kaldırdık” dedi.

GENEL BAŞKANLIĞINA DÖNME SİNYALİ

Referandumda “Evet” çıkması durumunda AK Parti Genel Başkanlığına dönüp dönmemesi sorulan Erdoğan, “Öncelikle onu bağlayıcı bir şey aslında yok. Seçim noktasına gelince, seçim noktasında konu 2019. Hükümette ya da parlamentoda seçimi erkene almak söz konusu mu? Şu anda öyle bir şey söz konusu değil. Bence milletimizin kararını görmemizde çok büyük fayda var. Bunu gördükten sonra, bunların değerlendirmesi de yapılabilir. Şu anda görünen o ki, millet kararlı. 7 Şubat itibariyle herhalde kampanyalar başlayacak, meydanlar hareketlenecek, Meydanların dili her zaman farklı olmuştur. Burada da yine meydanlara saygı duymak, meydanların dilini hep birlikte takip etmekte fayda var” diye konuştu.

‘GEREKİRSE MEYDANLARA ÇIKARIZ’

Erdoğan, “Meydanlarda olacak mısınız” sorusuna “Benim meydanlara inip inmeyeceğim konusunu arkadaşlarımla istişare eder ona göre karar veririm. İstişare neticesinde gerekli olduğuna inanırsak, meydanlara çıkarız. Zira bizim de bu konuyla ilgili olarak, ta belediye başkanlığımızdan bu yana söylediklerimiz var. Bundan sonra da söyleyeceklerimiz olabilir” şeklinde yanıt verdi.

ABD BAŞKANI TRUMP’LA GÖRÜŞME

“ABD Başkanı Donald Trump ile yüz yüze görüşme” talebi sorulan Erdoğan, şöyle dedi: “Telefon görüşmesini ilk akşam yapmıştık. Elbette resmi ziyaretimizi de yapalım istiyoruz. Dışişleri Bakanlığımızın bu konudaki çalışmaları sürüyor. Temennim fazla gecikmeden Sayın Trump ile görüşmeyi yapabilmektir. Görüştüğümüzde ele alacağımız en önemli konuların başında, Türkiye-ABD ilişkilerini gerçekten stratejik anlamda yeniden bir değerlendirmesini yapmak yer alıyor. Şu an itibariyle stratejik anlamda ilişkilerimiz çok sağlıklı yürüyor mu? Hayır. Bunu sağlıklı bir hale getirmemiz lazım. Ortadoğu’da Türkiye-ABD ilişkilerini sağlıklı bir konuma getirmemiz lazım. İki NATO ülkesiyiz ama Ortadoğu meselesinde iki NATO ülkesine yakışır bir dayanışma içinde olduğumuz da söylenemez. Tabii burada Sayın Trump’ın NATO ile ilgili yapmış olduğu bazı açıklamalar da var, bunlar neyi kapsar, neyi kapsamaz bunu ikili görüşmemizde çok daha yakından öğrenmiş olacağız.”

GÜLEN’İN İADESİ

Erdoğan, “Gülen’in iadesi” ilgili soruya şu yanıtı verdi: “Yüz yüze yapacağımız ikili görüşmelerimizde elbette bu konu da gündeme gelecektir. Bu meselenin görüşeceğimiz en önemli konulardan biri olacağı muhakkak. Arzumuz, bu işin bir an önce neticelendirilmesidir. Verdiğimiz dosyaların, klasörlerin -85 koli verdik- akıbetini soracağız, şu anda soruşturulmakta olan dosyaları da göndermeye devam edeceğiz.”
EL BAB YANITI: DAHA DERİNLİĞE GİTMEMEK LAZIM

Erdoğan, Bab’taki son duruma dair ise şunları söyledi: “Koalisyon güçleri ki başını ABD çekiyor, Suriye’de de Libya’da da şu ana kadar bizim beklediğimiz atılımı ortaya koyabilmiş değil. Son Astana zirvesiyle bir süreç başladı, Cenevre’de de devam edecek. Görüşmeler nereye varır onu tabii şu anda bilemiyoruz. Bu olumlu adım, temennim odur ki kısa sürede meyvesini verir. Bu konuda Sayın Putin ile görüşme yapmayı düşünüyorum. Bu konuda, Trump ile de yüz yüze görüşmeden önce de belki bir telefon görüşmesi olabilir. El Bab’daki gelişmeler malum, Mümbiç ve Rakka olayı var. Bizim burada eli bağlı durmamız mümkün değil, atılacak adımları bir an önce atmamız gerekiyor.”

“El Bab’da rejimle karşı karşıya gelme ihtimali” sorulan Erdoğan, şu yanıtı verdi: “Rejimle zaten karşı karşıyayız. Orada Cerablus’ta da biz karşı karşıya kaldık, El Rai’de de, Dabık’ta da kaldık. Görünen değildi, maşa kullandı. Mesela Afrin uzantısında PYD, YPG devredeydi. ABD’nin verdiği silahlar nereye gitti? PYD, YPG hatta DEAŞ’a gitti. Temennim odur ki Cenevre süreci, Rusya ve İran’la birlikte Astana’da başlatılan süreç, inşallah rejimi olumlu bir noktaya çeker ve El Bab hallolmuş olur. El Bab’da bundan sonraki süreçte süratle mesafe almak suretiyle oradaki işi bitirmek, daha derinliğine gitmemek lazım. Yapılan çalışma bu istikamettedir.”

ASTANA AÇIKLAMASI

Gazetecilerin Astana’daki toplantıyla ilgili “PYD’nin ‘Biz davet edilmedik, bu mutabakatı tanımıyoruz’ dediği iddia ediliyor” sorusunu Erdoğan’ın isteği üzerine Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yanıtladı. Çavuşoğlu, “YPG’nin Astana’ya katılmasına biz izin vermedik. Dolayısıyla YPG’nin o tür bir açıklama yapması normaldir” dedi.

CHP’YE: NİYE AYM’YE KOŞUYORSUN

“CHP’nin Anayasa değişiklik paketini Anayasa Mahkemesi’ne götürmesi kararı” da sorulan Erdoğan, “Bir defa ana muhalefet partisinin tek müracaat kapısı Anayasa Mahkemesi. Millete gitmeyi hiçbir zaman tercih etmiş değil. Parlamentoda meydan okudu; ‘Hodri meydan’ dediysen, niye Anayasa Mahkemesi’ne koşuyorsun? Bunların iki kapısı vardır: Ya gensoru ya Anayasa Mahkemesi. Her ikisinden de ters dönerler, geri giderler, o ayrı. Demokraside yol, halktır, milli iradedir. Bunlar parlamentoda milli iradeyi bile tartışmaya kalktılar ya. Önümüzdeki süreçte milletimiz, bu 18 maddeyi her geçen gün daha iyi anlayacaktır. Halkımıza iyi anlatılması, bilinçlendirilmesi önem arz ediyor” dedi.

Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Anayasa değişikliğiyle ilgili “İslamiyet’te istişare vardır. Burada öyle bir şey yok. Her şeye tek başına karar verecek” sözlerine ilişkin de şunları söyledi: “Sayın Kılıçdaroğlu ‘İslami değildir’ diyor. Acaba neyin İslami olduğundan haberi var mı, sormak lazım. Diyor ki, ‘Bu işler istişare ile yapılır’. Tamam da sen zaten teklifin karşısında olan bir partisin. Teklifi hazırlayanlar, akademisyenler, siyasiler dahil farklı kesimlerle istişarelerini yaptılar. MHP bir isim, AK parti bir isim tespit etti, onlar çalıştı, sonunda da parlamentoya önce Anayasa Komisyonu’na geldi. Orada da tartışıldı, ama istişare metodu ile değil, pet şişe atma metodu ile tartışıldı! Bunların istişareden anladıkları da maalesef bu. Anayasa Mahkemesi de şüphesiz kendi görevini yapacaktır. Çıkacak neticeye göre de herkes yoluna devam edecektir.”

 

Bir Cevap Yazın