>

Aldar Xelîl: KDP, YPG’nin terör örgütleri listesine alınmasına çabalıyor

Posted By on 3 Şubat 2017


TEV-DEM Yönetim Kurulu üyesi Aldar Xelîl, KDP’nin Suriye kolu ENKS ve yakın bazı partilerin, uluslararası diplomatik görüşmelerde YPG/YPJ ve PYD’nin terör örgütleri listesine alınması için çaba sarf ettiğini dile getirerek, Özerk Yönetim Sistemi ile karşıtı hareket ettiklerini belirtti.

Aldar Xelîl, Başurê Kurdistan’daki görüşmelerine ilişkin ANHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Xelîl, “Rojava Peşmergeleri hakkındaki görüşmelerimizi diğer güçler ve kesimlerle dile getirdik ve geçişlerini onaylamadığımızı aktardık” dedi.

Aldar Xelîl, görüşmelerinin başında ENKS’nin YPG/YPJ ve PYD’yi terör örgütleri listesine alınması ve Özerk Yönetime karşıtlık temelinde oluşturdukları tavır ve tutumlar hakkında konuştuklarını belirterek şunları aktardı: “Başur Kurdistan’da bir dizi görüşmeler yaptık ve çalışma yürüttük. Böyle bir süreçte Rojava saldırıların hedefinde. Siyasi değişimler baş gösterdi. Bu tür durumları değerlendirmek gerekli ve önemlidir.”

Xelîl, şöyle devam etti: “Örneğin Rojava’da çalışma yürüten ENKS gibi bazı partiler var. Bunların Rojava merkezi ve şubeleri var; ancak bunlar Özerk Yönetimi kabullenemiyorlar ve federasyon sistemine karşıtlık temelinde çalışma yürütüyorlar. Bize karşı propaganda yapıyorlar. Bu da halk arasında huzursuzluğa sebep oluyor. Ayrıca ENKS’ye bağlı ve yakın partiler; uluslararası diplomatik görüşmelerde YPG/YPJ/PYD’nin terör listesine alınmasına çabalıyorlar.”

‘Onların bu çabalarını olumsuz buluyoruz’

Xelîl değerlendirmesinin devamında, Başur Kurdistan’daki siyasi partilerin tutumunun KDP  gibi olmaması gerektiğini ifade ederek, “Özerk Yönetim ve Federasyon sistemin içerisinde birçok siyasi ve örgüt yer alıyor. Kimsenin bu sistem dışında kalmasını istemeyiz. Bu sistemin dışında kalan kesimler Özerk Yönetim çalışmaları içerisinde yerini almalıdır” şeklinde konuştu.

ENKS ve ona bağlı partilerin örgütsel ve ideolojik açıdan kendilerini KDP’ye yakın gördüklerini vurgulayarak, onların bu örgütsel ve ideolojik bağlılığına diyecek bir şeyimiz yok. Fakat öyle görülüyor ki PDK Özerk Yönetim ve Federal Sisteme olan karşıtlığını sürdürdüğü müddetçe ENKS ve onun gibi partiler de bu tutumunu sürdürecek” dedi.

Başur Kurdistan’daki partilerin, örgütlerin tutumuna ilişkinse Xelîl, “Başur’da iktidarda sadece KDP var. Siyasi, örgütsel, hükümet parlamento, yönetim, kurumlar anlamında PDK dışında görünürde bir şey yok. Bazı partiler isim olarak var olabilir. Ancak Rojava’ya karşı yürütülen politika ve bu çerçevede sıkılaştırılan ambargo anlamında, Sêmalka Sınır Kapısı’nın kapatılması bakımından diğer siyasi parti ve örgütlerin bir kararı yok. Bir parti tek başına bu kararları alıyor. Bu, Kürdistan bölgesinin sorunlarını çözmez. Kendi içlerinde bile siyasi çelişkiler, anlaşmazlıklar var.

Özerk Yönetim ve Federasyon olarak kurduğumuz bir sistemimiz var. Anlaşamadığımız kesimler de içimizdeler. Fakat onlar (Başur) birlikte hükümette yer alıyorlar. Anlaşamıyorlar ve çelişkileri var. Bu durum gidişatlarını krize, karışıklığa doğru götürüyor. Bir taraftan biz, onların sorunlarını çözmek istiyoruz, çünkü bir açıdan bize etki ediyor. Eğer yönetim ve iktidar sadece bir partinin elinde olmasaydı, bize karşı yaklaşımları da farklı olurdu. Diğer partilerde Başur yönetiminde, iktidarda yerlerini almış olsalardı, bugün bize karşı yürüttükleri politikalarda diğer partilerinde yaklaşımlarında bir netlik olacaktı. Fakat Başurlu diğer partiler, bize karşı yaklaşımlarının PDK gibi olmadığını belirtiyor. Bu nedenle onların iç sorunları da çözüme kavuşmalıdır” şeklinde konuştu.

‘Kardeş savaşının çıkmasını istemiyoruz’

Xelîl, değerlendirmelerinin devamında şunları belirtti:

Xelîl, konuşmalarında Başur’daki krize de değinerek, “Başur halkımız zor şartlar yaşıyor. Memurlar, öğretmenler maaşlarını aylardır alamıyorlar. Fakirleşiyorlar ve su-elektrik sorunları da var. Bizler de mevcut Suriye durumundan dolayı zorluk çekiyoruz ve bizim de sorunlarımız var. Fakat 20 yıllık bir iktidarları var. yani 2003’ten beri Irak yasalarına göre sistemleri onaylanmış durumda. Onların içinde bulunduğu koşullar iyidir. Küresel bazı anlaşmalara varmışlar ve Irak’ta da kimlikleri tanınmış; ancak halen kriz ve sorun yaşıyorlar” dedi.

Başûr Kurdistan’da yapılan görüşmelere değinen Xelîl, kimi kesimlerin Kürtsüz bir çözüm dayattığını ve aradaki sorunların tekrardan gündeme getirilmeye çalışıldığını belirtti.

Ulusal temsiliyeti olan kimi kesim ve temsilcilerle görüşmelere yapıldığını dile getiren Xelil, şöyle devam etti:

“Görüşmelerde aramızda sıkıntıların çözülmesini konuştuk, karşılıklı destek sunma kararı aldık. Çözüm önerilerine hazır olduğumuzu ve farklı siyasi partilerin Demokratik Özerklik Yönetimi çatısı altında yer alabileceğini belirttik. Seçim yapılabileceğini ve eleştirilere açık olduğumuzu açıkladık.”

KDP’nin askeri bir güç oluşturma konusunda da değerlendirildiğini belirten Xelil,askeri konuların kendileri için kırmızı hat olduğunu vurguladı.

Xelil, ‘Siyasi olarak 50 parti hatta binlerce kurum da oluşturabilir fakat askeri olarak tek güç olmak durumundayız. Bu karar da bir merkezden çıkmalı ve sadece bir askeri komutanlık olmalı. Tüm silahlı gruplar bir merkez altında olmalı.  Başûr Kurdistan’daki  yurtseverlik tecrübelerinden faydalanabiliriz ve yaşanana acı olayların tekrarlanmaması için çaba harcamalıyız. Ne kadar siyasi çelişki yaşansa da askeri güçlerin ayrımı ciddi bir savaş sebebi olabilir. Bu savaş sonucunda onlarca peşmerge şehit düşebilir. Biz böyle birşey istemiyoruz. Kuzey Suriye’de tüm halkların yer aldığı bir askeri sistem var. Kürt gençleri, düşmana hizmet etmektense kendi topraklarını korumamalılar” dedi.

‘Türkiye Kürt gençlerini kullanmak istiyor’

Xelîl, Türk devletinin planlarına dikkat çekerek Türk devletinin KDP’nin denetime altında olan bölgelerde anlaşmalar yapıldığını belirtti. KDP’nin kendini baştan ber Türk devletinin arkasına gizlediğini dile getiren Xelil şöyle devam etti:

“ Türk devleti, Cebhet El-Nusra ve DAIŞ  çetelerinin aracılığı ile Rojava’yı işgal etmek istedi ama başaramadı. Yenilgisinin ardından yine aynı gruplarla Suriye topraklarına saldırmaya başladı. Türk devleti, 160 günden fazla Bab’da işgal saldırılarını sürdürüyor ve bu saldırıların yanı sıra Kürt gençlerini kendi çıkarları doğrultusunda ‘peşmerge’ adı altında kullanmak istiyor. Bu Türk devletinin Kürt halkı üzerinde oynadığı bir oyun bu. Buna karşın halkların birliğini korumak lazım. Bizi tehdit ediyorlar fakat biz kardeş kavgası istemiyoruz. Görüşmelerimizde KDP’nin bu konuda duyarlı olmasını istedik, içerisinde bulunduğu yanlıştan dönmelerini istedik. ‘Rojava peşmergelerininin’ Rojava topraklarına geçirilme çabası şüphelidir.”

‘Ulusal Kongre’nin Başur Kürdistan’da yapılması uygundur’

Ulusal Kongre’nin gerçekleştirilmesi önünde KDP’nin engel çıkardığını belirten Xelil, bir süre önce bazı aydın, yazar ve yurtsever kişiliklerin KDP ile yaşanan sorunların çözümlenmesi için taleplerini dile getirdiklerini hatırlattı.

‘Biz ve Demokratik Özerklik çatısı altı..

ndaki Kürt güçlerin birlikte oturarak özerklik sistemini  konuşabiliriz. Suriye’de halklara zarar veren güçlere kimse sesini çıkarmıyor fakat bizim terör listesine alınmamız için önerilerde bulunuyorlar. Ulusal Kongre’nin gerçekleştirilmesi Kürt halkı için önemlidir. Biz tüm Kürdistan’daki partilerin  katılımı ile bir kongre yapılmasını öngörüyoruz, buna KDP de dahil.  Kürt halkı KDP’nin Ulusal Kongre’ye yaklaşımının değişmesini bekliyor. Bu nedenle bir çözüm geliştirmesi lazım KDP’nin. Şüphesiz Ulusal Kongre, tüm sorunların çaresi olamayabilir fakat çok önemli bir birlik adımı olacaktır.”

TEV-DEM Yürütme Kurulu üyesi Aldar Xelil, değerlendirmelerini şöyle sonlandırdı:

“Ulusal Kongre’nin Başur Kürdistan’da yapılması uygundur ve Başur Kürdistan’daki tüm siyasi partiler bu konuda birlikte çaba sunmalıdır. KDP’nin iktidarı elinde tutması nedeniyle diğer partiler KDP eksenli hareket etmekte. Kongre başka bir yerde yapılmak istenirse de Başur ve Rojava arasındaki sınır açık tutularak temsilcilerin kongreye katılması sağlanmalıdır.”

 

Bir Cevap Yazın