>

‘Çocuk rızasına bakılarak evlendirilemez’

Posted By on 6 Aralık 2016

770x380cc-v-05-12-16-sosyolag-sema-sancak2

Cinsel istismarda 12 yaş sınırını içeren kanun tasarısının geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesine tepki gösteren Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Uzman Sosyolog Sema Sancak, “Hiçbir şekilde 18 yaşın altında olan bir çocuğun ‘rıza’sına bakılarak evlendirme kararı alınamaz” dedi.


Meclis Genel Kurulu’na sunulan “çocuklara karşı işlenen cinsel istismar suçlarında, failin mağdurla evlenmesi durumunda cezanın önce askıya alınması, zamanaşımından sonra da affedilmesini” öngören yasa tasarısı, başta kadınlar olmak üzere gelen tepkiler üzerine iptal edilse de, Torba Yasa içerisine konularak kabul edilen TCK 103. madde değişikliği ile cinsel istismarda yaş sınırlanması 15’ten 12’ye düşürüldü. Böylece 12 yaşındaki çocuğu istismar eden kişi, çocuğun “rıza”sı olduğu gerekçesiyle aklanabilir ve 12 yaşındaki çocuk yine “rızası var” denilerek evlendirilebilir.

Önergenin iptalinin yeterli olmadığını belirten ve tasarının tümüyle iptal edilmesi gerektiğini vurgulayan Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Uzman Sosyolog Sema Sancak, tasarının tamamen iptal edilmesi için düzenlenen imza kampanyalarına dahil olduklarını belirtti.

‘DÜZENLEME ULUŞSLARARASI HUKUK NORMLARINA AYKIRI’

Söz konusu yasa tasarısının kabul edilebilir bir yanının olmadığını söyleyen Sancak, şiddet merkezi olarak yasanın kabul edilemeyeceğine dair bir bildiri yayınladıklarını ifade etti. Çeşitli üniversitelerde başlatılan imza kampanyalarına kurumsal olarak dahil olduklarını paylaşan Sancak, toplanan imzaları gerekli yerlere ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Konuya dair ilgili kurumlara dilekçeler yazdıklarını dile getiren Sancak, olumlu ya da olumsuz herhangi bir geri dönüşün yaşanmadığını ifade etti. Sancak, “Herkes gibi bu tasarıya şiddetle karşı çıkıyoruz. Bu konudaki gerekli itirazlarımızı ve imza kampanyasını da başlattık. Zaten 18 yaşın altında yapılan evliliklerin kabul edilemez olduğunu var olan yasalar da belirtiyor. Ayrıca yapılmak istenen düzenleme uluslararası hukuk normlarına da ayrılık gösteriyor” dedi.

‘ÇOCUĞUN RIZASINA BAKILARAK EVLENDİRME KARARI ALINAMAZ’

Var olan yasaların dahi çocuklara yönelik istismarı engelleyemediğine işaret eden Sancak, “18 yaşın altındaki çocuğa resmi nikah yapılmadığı halde imam nikahıyla yapılan binlerce evlilik var. Bunun da en büyük sebebi yasada; 18 yaşın altında yapılan imam nikahının kişinin şikayeti şartına bağlanmış olmasıdır. Yasa bir yandan ‘18 yaşından küçük bir kız çocuğuna resmi nikah da imam nikahı da kıyılamaz’ diyor, bir yandan da bunun suç sayılabilmesi için gelen şikayetlere bağlıyor. İmam nikahı yapan adam gelip şikayette bulunur mu? O yüzden hiçbir şekilde 18 yaşın altında olan bir çocuğun ‘rızasına’ bakılarak evlendirme kararı alınamaz” diye konuştu.

‘KORUYUCU YASALAR GEREKİYOR’

Van’da 12, 13 yaşında evlendirilmiş binlerce kadının olduğunu belirten Sancak, “Çok fazla yasa var ama kadınları korumaya yetmiyor, çünkü yasalar uygulanmıyor. Küçük yaşta evlendirilme, aslında yasalar da yasak olduğu halde, sadece Van’da 12, 13 yaşında evlendirilmiş binlerce kız çocuğu bulunuyor. Çözüm için toplumsal bir dönüşüm ve koruyucu yasaların varlığı, ailede ve okulda büyüyen bütün çocuklara 2 yaşından itibaren verilecek eğitimler hayati önem taşıyor” ifadesinde bulundu. Erken yaşta evliliğin çocuklar için travma olduğunu ifade eden Sancak, çocukların hem zihinsel hem de bedensel olarak ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

‘KÖKLÜ BİR DEĞİŞİM GEREKLİ’

Kadına yönelik şiddet, çocuk evlilikleri ve kadınların ekonomik yaşama katılması önündeki engellemeler üzerine projeler hazırladıklarını paylaşan Sancak, şöyle devam etti: “Öncelimiz kadınların her alanda bilinçlenmesidir. Her kesimle çalışmak önemli ama medyanın da önemli bir güç olduğunu biliyoruz bu yüzden televizyonlarda reyting uğruna verilen ve kadınlara yönelik şiddeti teşvik eden programların yerine, bu şiddete karşı bilinçlendirme spotları yapıyoruz. Yine de bu çalışmalar çok yetersiz, köklü bir değişim şart.”

Bir Cevap Yazın