>

Tetikçi Akit Bildiğimiz Gibi: Bu sefer de Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu’nu hedef gösterdi!

Posted By on 1 Aralık 2016

yeni-akit-yine-demirtas-i-hedef-gosterdi-bu-adama-haddini-bildirin-99857-5

 

Haber.land Özel – Yeni Akit, gazetecilik etiğine sığmayan gerici/faşist habercilik anlayışı zincirine bir halka daha ekleyerek sayfasında Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu hakkında biyografi adı altında yayınladığı yazıyla ünlü akademisyeni hedef gösterdi.

Yeni Akit, biyografi adı altında yayınladığı yazıda Katırcıoğlu hakkında şu ifadelere yer vererek büyük tepki topladı:

49. Hükümette Erdal İnönü’nün ekonomi danışmanlığını yapan Erol Katırcıoğlu, aynı zamanda OHAL kapsamında kapatılan PKK bülteni Özgür Gündem yazarıdır.”

screenshot-from-2016-12-01-04-08-52

 

 

Erol Katırcıoğlu kimdir?

1951 İstanbul’da doğdu. 1970 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. 1971-1975 yıllarında IITİA Siyasal Bilimler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1977’de mezun oldu okulda asistan oldu. 1981-1986 yılları arasında ABD Wisconsin Üniversitesi’nde önce misafir öğrenci daha sonra da misafir öğretim üyesi olarak bulundu. 1987’de yurda döndü. Marmara Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nde yardımcı doçent olarak akademik hayata başladı. 1990’da iktisat doçenti, 1995’de iktisat profesörü oldu. 1991 yılında 49. Hükümette Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’nün ekonomi danışmanlığını yaptı. Bu görevim sırasında “Rekabeti Koruma Kanunu”nun hazırlık komisyonunda iktisatçı üye olarak çalıştı.

Sanayi İktisati alanında çalışmalar yapmakta. Türkiye ekonomisinde tekelleşme, tekelleşmenin nedenleri ve yarattığı sorunlar üzerinde çeşitli araştırma ve yayımları vardır. Bunlardan bazıları TUŞES, Frindirch Ebert gibi vakıflar ile İSO gibi kurumlar tarafından desteklenip yayınlandı.

Katırcıoğlu katıldığı programlarda HDP’nin 3 parti tarafından dışlanmasının yanlış olduğunu defaten dile getirerek gerici/faşist odakların tepkisini toplamıştı.

Katırcıoğlu, Özgür Gündem’de yayınlanan bir yazısında, şu tespitlerde bulunmuştu:

Eğer gerçekleri gerçeklerden korkmadan ifade edeceksek bugün Türkiye’de “devrim” demeyeceğim ama tıpkı Mustafa Kemal’in 1920’lerde yaptığına benzer bir biçimde bir “alt-üstlük” yaşanıyor. Mustafa Kemal ve arkadaşları nasıl savaşın içinden yeni bir Türkiye yaratmışsa, tıpkı onun gibi Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da seçimlerle elde ettiği çoğunluğa dayanarak yeni bir Türkiye yaratmaya girişmiş durumda. Bu yolda karşısına çıkan en büyük engellerden biri olan Fettullah Gülen hareketinin Ordu’nun içinden bir darbeyle kendisini tasfiye etme girişimini önlemesi ise adımlarını daha da hızlandırmasına neden oluyor. Üstelik de bir taşla iki kuş vurarak. Bence çıplak gerçek bu…

Peki ama böyle yaparak yeni bir Türkiye kurmak mümkün müdür?

Mümkün olsa bile Kemalist yönetim altında Türkiye ne ölçüde “yeni” olmuşsa, kurulacak Türkiye de o ölçüde “yeni” olacaktır. Nasıl ki doksan yıllık Cumhuriyet idaresi, İslamcıları, Kürtleri ve solcuları baskı altında tutmakla bu toplumun bir “biz” duygusu altında toplanmasını başaramamışsa, tıpkı onun gibi daha ilk günlerinden itibaren Kürtlere, Alevilere, laiklere ve solculara yapılan baskılarla kurulacak bir Türkiye’nin de “yeni” olması bence mümkün değildir.

Bu söylediklerimi şöyle de söyleyebilirim. Nasıl ki Mustafa Kemal ve arkadaşları 1921 Anayasa’sında vurgulanan ülkedeki farklılıkları kapsayıcı bir demokrasi anlayışından vazgeçip, laikçi ve Türkçü, yani homojenleştirici bir ulus devlet hattını seçerek yanlış yapmışlarsa, bugün Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da, laikleri, Kürtleri, Alevileri dikkate almadan davranarak yanlış yapmaktadırlar. Dolayısıyla buradan “yeni” bir Türkiye değil olsa olsa daha kaotik bir Türkiye çıkma olasılığı daha yüksek.

Yazının tamamını okumak için tıklayın

 

 

Twitter’i Hacklendi

Kendilerini “Gökbori Siber TİM”, “Börteçine Siber Tim” gibi isimlerle adlandıran gerici faşist gruplar özellikle HDP’li vekillerin tutuklanmaları ve seçilmiş belediyelere kayyum atanarak gasp edilmelerini takip eden süreçte, Kürtlerin ve devrimcilerin aktif olduğu Facebook ve Twitter sayfalarına çeşitli saldırılar düzenlemişti. Hack’ledikleri sayfalardan ırkçı paylaşımlar yapan bu faşist gruplar, HDP’li vekillerin tutukluluklarına yönelik olarak 2 Aralık tarihini işaret eden paylaşımlarda bulunmuşlardı. Bu durum, devletin yeni bir provokasyon hazırlığı içinde olup olmadığı sorusunu akıllara getirdi. Geçtimiz günlerde, Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu’nun hesabı da kendilerine “Gökbori Siber TİM” olarak adlandıran gerici faşist lamer grup tarafından hacklenerek, bu hesap üzerinden ırkçı paylaşımlar yapılmıştı. Bu saldırının ve Yeni Akit gazetesinin üstüste gelmesi, akıllara aralarında bir bağlantı olma ihtimalini de getirdi.
screenshot-from-2016-12-01-04-26-25

Ne olmuştu?

Anaakım medyası tarafından HDP’ye ve özgür basına uygulanan sansürden sonra HDP’li Sosyal Medya gönüllüleri  çalışmalarına büyük hız vererek, sosyal medya üzerinde ses getirecek ve yaşanaları geniş kitlelere aktaracak faaliyetlerde bulunmuştu. Bu faaliyetlerin geniş kitleler nezdinde karşılık bulmasından sonra, bir anda mantar gibi türeyen ve tek merkezden yönetildikleri anlaşılan ırkçı lamer gruplar, HDP”lilerin ve HDP’yi savunanların sayfalarına saldırılar düzenlemişti. Bu saldırılar kapsamında Katırcıoğlu’nun da hesabı benzer bir lamer grup tarafından ele geçirildi.

Bir Cevap Yazın